ve yolculuk başlar..

Temmuz ayında, 2013 Kurban bayramından sonraki hafta izin alırsak, 29 Ekim’i de hesaba katınca, sadece 6 gün izin kullanarak 18 günlük bir tatil yapabileceğimizi farkedince, hemen seyahat planları yapmaya başlamış ve aslında ikimizin de gönlünde uzun zamandır yatan Hindistan’a rotamızı çevirmeye karar vermiştik.

Vize, aşılar, hazırlıklar derken aylardır heyecanla beklediğimiz gün geldi ve 11 Ekim’i 12 Ekim’e bağlayan gece Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Air Arabia ile 01:10’da önce Sharjah’a uçtuk. 4 saatlik bir uçuşla vardımız Sharjah’da bizi koştura koştura Kathmandu uçuşuna yetiştirmeye çalıştılar çünkü iki uçuş arasında sadece bir saat vardı 🙂 Sharjah’dan da 07:20’de Kathmandu’ya muhteşem bir Himalayalar manzarası eşliğinde bir uçuş yaptık. Bulutların üzerine çıkan Himalayaların zirvelerini görmek büyüleyiciydi. Gitmeden, bir blog’da uçağın sol tarafına oturursak, Everest’i görebileceğimizi okumuştuk. Heyecanla gözlerimiz Everest’i aradı ve uçak inişe geçmeden gördüğümüzün Everest olduğuna kanaat getirdik, öyle miydi bilemiyorum 🙂 ama ben de Kathmandu’ya uçacaklara uçağın sol tarafında oturmalarını tavsiye ediyorum.

Biz yetiştik de bagajlarımız yetişebilmiştir diye düşünmedik değil aktarmada ama Kathmandu’da valizlerimize kavuştuk. Bu arada Air Arabia’da uçak kalkmadan pilotun “Şimdi kalkış dua’sı yapıyoruz” diyerekten dua okunması oldukça enterasandı.

Sabiha Göçen Havalimanı’nda bekleyiş..

vee 4 saatlik bir uçuşla Nepal saatiyle 13:00’de Kathmandu’ya indik ve yolculuğumuz başladı..

Reklamlar